Yasemin Kokusu

Hepimiz baharın coşkusunu yaşıyoruz. Çiçeklerin rengi bir başka güzel olduğunda gözlerimiz renkler dünyasını daha bir farklı keşfediyor. Doğanın uyanışına tanıklık eden bedenlerimizdeki uyanışın hislerini, bahar geldiğinde aynı coşkuyla karşılıyoruz. Baharın gelişiyle birlikte yasemin kokusunu hissederken bedenlerimizde, hani bazen duymuyor kulaklarımız şakıyan kuşların aşk şarkılarını. Hani bazen de yabancılaşan bedenlerimizde, gözlerimiz görmez olur bahar renklerinin dünyasını, halbuki gözlerimiz dört açılsın diye bize bas bas bağırır doğa, baharın gelişini müjdelerken bizlere. Bizlerse, kara bulutların ardından geçip giden pamuk topağı gibi beyaz bulutların arasından gülümseyen güneşin yüzünü göremiyoruz çoğu kez nedense. Dokunmak isterken ellerimiz doğanın dokunuşlarına, nasır tutan yüreklerimizdeki çarpıntıların heyecanını her baharın yeniden gelişiyle hissedemiyorsak hala ne yazık bizlere. Ve bizler ki, fark edemiyorsak baharın gelişiyle doğanın bize müjdelediği hayatın bizim için varolduğunu ve bunu nasıl hatırlatmalı ki yorgun düşen bedenlerimize ve tabi ki körelen ve kör olan o ruhlarımıza?

Dokunmak kadife tenli bedenlere ve tutabilmek sevdiğin insanın narin ellerini. Ve koklaya- bilmek teninin kokusunu bahar çiçeklerini koklar gibi hem de. Yaşarken baharın coşkusunu bu yürekler ve deli çağlayanlar gibi taşarken doğanın canlanışı dağ tepe bucak bucak, bizler ne hissediyoruz bu arada acaba? Bizler de hissedebilmek için bunu her yeni baharda, ve bu canlanışa ortak olabilmek uğruna, bizim coşkulu dünyamıza açılan o umuda yolculuğa çıkmak için yeni ufuklara ve okyanuslara yelken açarken ve bir kez daha merhaba derken bahara; bir bahara daha yeniden kavuştuğumuzda, ömrümüzde belki de sayamadığımız kadar çok geçip gitmiş olsa da kaç bahar ne fark ederdi ki? Ve belki de bu baharlar, geçen onca eski baharlardan hatıralarımızda kalan bir anısı olmadan ya da bir yasemin kokusunu bile fark edemeden geçmişte kalsa da, bizler her yeni baharla yeniden doğarız, tüm yeniden doğan baharla birlikte canlanan bu yaşlı dünyamız gibi.

Kelebek ömürlü kadar kısa geçen baharda yağan o bahar yağmurları, ıslanan bedenlerimizle birlikte üşütmese de bizi, ama ya o yalnızlıktan aşka dair ümitlerimiz kalmadığına olan inancımız, her yeni gelen baharlarla birlikte her daim aklımıza düştüğünde, bazen üşür ve ürperir ya bu yüreğimiz. Ama olsun, ne olacaktı ki nasıl olsa hep beklediğimiz o aşkı yaşaya- cağımıza dair olan o ümidi, bu coşkuyu, taşan coşkun ırmaklar gibi yüreğimize taşıyan bahar yeniden gelmişti işte ya. Yenilenmeliydi bu bedenler ve ruhlar baharın her gelişiyle. Ne yaşa bakmalıydı bu aşk coşkusunu yaşayabilmek gerçekten ne de yaşayabilmeyi ümit etmekten. Hissettiğimiz yaş ve gençlik ruhlardaydı halbuki, bilemedik bunu gençken başımızda kavak yelleri eserken, ama aşkın yaşı da yoktu ya belki de, ama bu bahar hepimizindi ve hiçbir ayrım gözetmeden bize kucağını açardı her sene yeniden gelişiyle. Katıksız, saf ve masum olan bu doğadan intikam alırcasına, bile bile bu güzel dünyamızı katletmek için yarışırken bizler, bütün kötülüklerimize rağmen yine bize gülümseyen, ısrarla direnen ve bizi gerçekten seven dünyayı yine de küstüremedik kendimize. Ah bir bilsek ki soluduğumuz o havayı, ağaçların dallarında çiçeklenen tomurcukları ve güneşin bize gülümseyen yüzünü bir görebilsek gerçek gönül gözüyle, o zaman yaşamak nasıl da daha güzel olacak halbuki bir bilseniz.

Baharın gelişiyle silkelen ey insanoğlu, sarsıl ve kendine gel ki bu yaşanılası dünyanın bizler için var olduğunun farkına var. O zaman, bu dünyanın bizler için var olduğunu ve yaşamın, hayvanlarıyla, doğasıyla, bulutuyla,deniz ve güneşiyle, baharı ve kışıyla güzel olduğunu anla. Anla ki bu yaşanılası dünyayı daha da yaşanılabilir kılmak için bu dünyayı sevdiğini anladığında, sen de insanlara aşık olmak için, doğanın ruhun ve bedeninde aşkı yaşaman için sana verdiği baharın bu canlanışına sen de gerçekten katılarak aşık ol.

Geçmiş baharlarda aşık olamadıysan eğer üzülme, bu bahar sana bir şans belki de. Unutma ki bu baharda, her yeni gelen diğer baharlar gibi geçip gidecek belki de, ama yine tekrar gelecek ve sen baharda gerçek aşkını bulana kadar sabırla sana rehber olmaya devam edecek.

Unutma ki baharda aşk başkadır ve aşkın yaşı da yoktur. Hepimiz adına, yepyeni aşkları yaşayabilmek ve yaşatabilmek umuduyla hoş geldin yasemin kokulu bahar.

 

Bir Yorum Yazın

Sedat Kartal

Sedat Kartal

Avukat / Bisikletçi / SK Blog Sahibi - İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporu merakı yanında basılı ve dijital medya alanında dergi editörlüğü ve görsel yönetmenlik yaptı. Webmaster site tasarımcılığı ile kendi kişisel blog ve avukatlık sitelerinin tasarımlarını hazırladı ve yayınladı.

Benzer Yazılar