Photo Square – Spor Fotoğrafçılığı

Spor Fotoğrafçılığı

Planlamada ilk adım, sporunuzu tanımaktır. Tüm sporların fotoğrafını çeken fotoğrafçılar olsa da çoğu uzmanlaşmıştır. Bir sonraki hareketi veya eylemi tahmin edebilmek için oyunun kurallarını öğrenin. Bir takımı takip ediyorsanız oyuncuları tanımaya ve herhangi bir durumda ne yapacaklarını öğrenmeye başlarsınız. Takımın birlikte nasıl çalıştığını göstermeye çalışın ve ardından bir ya da iki kişiye odaklanın. Futbol veya rugby maçları gibi yerel etkinlikler veya kulüp etkinlikleri ile başlayın. Bunlar genellikle erişimin halka açık olduğu sahalarda oynanır ve buralarda fotoğraf çekmek için taç çizgisinin etrafında dolaşabilirsiniz. İzinlerini almak için kendinizi her iki takımın yöneticilerine veya koçlarına tanıtın. Basit bir takım fotoğrafı gibi etkinliğe dair bazı ücretsiz fotoğraflar teklif edin. Parkur ve saha etkinlikleri oldukça öngörülebilirdir. Atletleri dönüş yapmadan önce fotoğraf makinesine doğru gelirken çekebileceğiniz bir viraj, parkur etkinlikleri için iyi bir konumdur.

Bitiş çizgisinde muhtemelen yandan çekim yapmanız gerekir. Bitiş çizgisiyle aynı hizadaysanız koşucular çizgiyi geçerken son hızlı adımlarını yakalayın. Sırıkla atlama veya uzun atlama gibi müsabakalar, atletleri küçük bir alanda tutar, bu da atletler birden fazla denemede bulunurken onları çekerek becerilerinizi geliştirebilmenizi sağlar. Motor sporlarıyla ilgili temel zorluk, iyi bir görüş noktası bulmaktır. Tüm pistler birbirinden farklıdır, bu nedenle oraya mümkün olduğu kadar erken gidin ve pistin çevresini dolaşın. Birinci sınıf bir profesyonelin vereceği ipuçlarını öğrenmek için bir Canon Elçisi olan Frits van Eldik’le yapılmış röportajı okuyun.

Uygun Lensler

Uygun lens türleri kullanım alanlarına, teknik özelliklerine ve yapısal durumuna bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Lens seçimi yaparken amacınızın ne olduğunu doğru belirlemeli ve kullanım alanınıza uygun bir tercih yapmalısınız. Bununla birlikte çekim türlerine göre lens çeşitleri değişiklik gösterir. Bir fotoğrafı çekmek için fotoğraf makinesinin gövdesinden sonraki en önemli aparat, makinelerin ön tarafında bulunan ve merceği de içerisinde barındıran, objektif olarak adlandırılan aparatlardır. Esasında lens adıyla üretilen bu parçalar, dilimizde yaygın bir şekilde objektif ismiyle de kullanılıyor. Profesyonel spor fotoğrafçıları, kendilerini süper telefoto lenslerle donatırlar. Odak uzaklıkları 400 mm, 600 mm veya hatta 800 mm olan lensler, kareyi çıplak gözle zor görülebilen nesnelerle doldurur. Şu anda sahip olduğunuz lensler daha ılımlı bir odak uzaklığına sahip olabilir. Ancak genellikle EOS fotoğraf makinesi ile birlikte sağlanan EF-S 18-55mm f/3.5-5.6 IS II gibi standart bir zoom yine de nesneleri yaklaştırabilme özelliğine sahiptir; tek yapmanız gereken, nesnenin çok uzakta olmadığı bir spor veya etkinlik seçmektir. Bu tür durumlarda çok uzun odak uzaklığına sahip lensler genellikle çok güçlüdür ve standart zoomunuz bu iş için mükemmeldir.

Teknik Plan Çekimler

Spor fotoğrafçılığı kolay bir kategori değildir, koşan, zıplayan devamlı hareket halinde olan insanları çekmeye çalıştığınız, anın çok değerli olduğu ama bir o kadar da eğlenceli bir kategoridir. Spor fotoğrafçılığında zaman zaman hatta belki de her zaman kendinize de dikkat etmeniz gerekir. Spor fotoğrafçılığı için öncelikli düşey kadraj kullanın. Özellikle spor dergileri için düşey kadraj kullanılır ancak olmazsa olmaz bir kural değildir. Mümkün olduğunca sporcuya kadrajı yaklaştırın, çevreyi yani sporcu dışındaki objeleri dışarı çıkarmaya bakın. Diyafram ayarlamasında her zaman en açık diyaframı vermeye bakın. Bu şekilde enstantane ile oynama şansınızda artar. Ancak asıl olan en açık diyafram ile daha dinamik fotoğraf yakalamaktır.

Genel olarak patlama kipini fazlaca kullanabilirsiniz, bence kullanmamanız hata olur. Yeterli belleğiniz olduğunu düşünüyorsanız RAW çekim yapabilirsiniz; ancak daha fazla fotoğraf çekmek istiyor ya da belleğin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız JPEG çekim yapabilirsiniz. Bununla birlikte dijital fotoğraf makinenizin donanım özelliklerine bağlı olmakla birlikte daha düşük boyuttaki bir fotoğraf kaydı daha hızlı işleme sürecine girer, bu anın çok değerli olduğu spor fotoğrafçılığı kategorisinde çok önemlidir. Diyafram aralığınız an açık 2.8 ise, sizde 2.8’den devam edin.

Kamera Ayarları

Herhangi bir spor dalını çekerken makine ayarlarınız seri/sürekli modda olduğundan emin olun, hareket halinde kişi(leri) takip etme imkanınız olsun diye. Böylece her seferinde yeniden deklanşöre manuel basmaktan kurtarır. Netleme Modu da makinenin AI Servo yada AF-C de olmalı ki bu modlar devam eden hareket ve panning içindir. Aynı zamanda bütün netleme noktalarınızın aktif olduğundan emin olun ki sporcunuzu en iyi şekilde yakalayıp hep net çekin. Çok hızlı dönen Spor fotoğrafları çekerken Diyafram öncelikli (A/AV) modda çekmeniz daha mantıklı, nitekim zamana karşı sürekli Enstantane’yi manuel belirlemeye vaktiniz olmaz. Ancak mutlaka enstantane hızınızın 1/250, 1/500’ün üzerinde kalmasına özen gösterin. Hareketli fotoğraflarda (S/Tv) modunda da çekebilirsiniz. Bu durumda sabit bir enstantane hızı belirleyerek, örneğin 1/250 veya 1/500 sn gibi (ya da aktiviteye göre daha hızlı),  istediğiniz diyafram açıklığı ve alan derinliğine gelecek şekilde ISO değerlerinizi ayarlayabilirsiniz. Spor Fotoğrafçılığı için bir başka olmazsa olmaz – lensinizin IS/VR özelliği olması. Hatta bu modu Canon’da Mode 2./ Nikon’da Active’e almalısınız. Nitekim Normal/1. Mode daha çok sabit konular ve portre içindir ve Mode 2./Active panning modları kadar sportif çekimlerde performans göstermez. Lensinizin netleme mesafesini 3m ile sonsuz yapın, 1,2 m ile sonsuz yerine. Böylece en hızlı netlemeyi elde edersiniz.

Spor Türüne Göre Çekimler

Özellikle çektiğiniz futbol voleybol, basketbol, masa tenisi, tenis gibi toplu müsabakalarda kompozisyonlarınıza topu ve oyuncunun yüz ifadelerini dahil edebilmeniz çok önemli. Bu ne kadar sizi zorlayacak olsa da spor fotoğraflarında daha çok baktıran, ilgi çeken, satacak fotoğraflar bu kompozisyonlardır. Kompozisyon belirleme tamamen tecrübe işidir. İstediğiniz etkiye sahip fotoğraflar çekmek için iyi bir görüş noktası bulun ve nesnenizi çerçeveye dikkatli bir şekilde yerleştirin. Olayın gerçekleştiği yerin ve bu yerdeki ayrıntıların fotoğrafını çekmeye çalışın. Köşe bayraklarının veya çıkış takozlarının, basketbol potalarının ya da tenis toplarının  fotoğraflarını çekin. Sporun önemli unsurlarını mümkün olduğunca fotoğraf çekimlerinde soyutlamaya çalışın. Özellikle, şehir içerisinde bir spor müsbakasında sporcular hünerlerini sergiliyorsa, çekim yerleri çok kalabalıksa bu gibi olumsuz durumlar fotoğraf çekiminin tamamlanmasında büyük sıkıntılar yaşatabilir. Bu gibi durumlarda, özellikle kalabalık alanlardaki çekim yerlerinde daha sığ bir alan derinliği elde etmek fotoğraf kalitesi açısından büyük önem taşıyor. Bu alışkanlığı kazanabilmeniz için çok çeşitli spor müsabakalarını takip etmeniz ve onlarca deneme amaçlı fotoğraflar çekmeniz gerekiyor. Unutmayınız ki tecrübe kazanmanın yegane yolunun bu olduğunu da bilmeniz gerekiyor.

Işığın Kalitesi

Seçeceğiniz ışık türü objenizde öne çıkarmak istediğiniz kısımla çok yakından ilgilidir. Kullandığınız obje karmaşık bir dokuya sahipse, bu dokunun daha iyi görüntülenmesi için ışığı direkt olarak dokunun karşısından verebilirsiniz. Çektiğiniz obje parlak bir cisimse, ışık kaynağını dağıtmak iyi bir fikir olacaktır; çünkü parlak cisimler direkt ışık altında son derece kötü görünebilir. Işığı bir ışık kutusu (çadırı) ile dağıtmak hem etkin hem de basit bir yöntemdir. Işık kutularını kendiniz de yaparak 5 – 10 TL’ye kendi makro çekim stüdyonuzu yaratabilirsiniz. İnternette diy + light + box anahtar kelimeleriyle yapacağınız kısa bir araştırma ile bu tip kutuların nasıl yapıldığını detaylı olarak anlatan birçok linke ulaşabilirsiniz. Dağıtılmış ışık parlak objelerin fotoğrafları çekileceği zaman son derece önemlidir; çünkü parlak objeler çevrede bulunan birçok ışık kaynağını istenmeyen ton ve şiddetlerde yansıtma eğilimi gösterir.

Alan Derinliği

Yakın plan çekimlerde en önemli konu, çekilen objenin mümkün olduğunca çok net olmasıdır. Fotoğraf makinesi bir objeye ne kadar yakınsa, potansiyel alan derinliği de o kadar küçülür. Bu durumda alınabilecek birkaç önlem vardır. Öncelikle optimum alan derinliği için en küçük diyafram kullanılmalıdır. Birçok dijital fotoğraf makinesinin küçük diyafram seçenekleri yoktur. Bunlara karşın küçük diyafram açıklıklarıyla arka planın detayları da yakalayabilir. Bu sorunu azaltmak için arka planı fotoğrafı çekilen objeden uzak bir mesafede konumlandırılmalıdır.

Son olarak, küçük alan derinliği yüzünden çekim sırasında fotoğraf makinesinin fotoğrafını çektiğiniz objeye mümkün olduğunca paralel olması gerekir; çünkü fotoğraf makinesi ve çekilen obje arasındaki minik bir açı bile beklenmedik bulanıklıklar yaratabilir. Küçük alan derinliğinin getirdiği tek avantaj, fotoğrafı çekilen objenin arka plandan kolaylıkla ayrılabilmesidir. Yakın plan çekimlerde arka plan genelde odak alanı dışında kalır ve bu sayede asıl obje güçlü bir şekilde ön plana gelir.

Teknik Sorunlar ve Ekipmanlar

Başlamadan önce fotoğraf makinenizi tanımanız gerekiyor. En önemlisi AI servo ayarının ne işe yaradığını öğrenmelisiniz. AI servo modunda çalışan fotoğraf makinesi, odakladığınız nesneyi sürekli olarak odakta tutar ve size yaklaşırken veya uzaklaşırken Auto Focus’unuz sürekli işlem yapar. Perde hızınızı en hızlıya aldığınızdan emin olmalısınız. Arka arkaya çekim yapmak isteyebilirsiniz, çok hızlı  hareket eden bir nesne karşınızda olduğu için netlikte sıkıntı çekmeyi istemeyiz. Makinenizin Aperture ve Shutter priotity ayarlarını kullanma klavuzuna bakarak öğrenmenizde fayda var. 500mm lik bir lens veya daha büyüğü için tripod, 200mm ve üzeri içinde monopod kullanmanız tavsiye edilenlerden. En büyük yardımcınız ise yaptığınız deneme çekimleri olacaktır.

Dijital fotoğraf makinelerimizdeki LCD ekranlar pil tüketimini en fazla artıran kısımdır. LCD ekranları mümkün olduğunca az kullanmaya çalışın. Her fotoğraf çektikten sonra otomatik olarak gösterme özelliğini kapatın. Çekim yapacağınız işe göre depolama işinizi nasıl yapacağınızı ve ne kadar fotoğraf çekebileceğinizi hesaplamaya çalışın. Hafıza kartı teknik sorunlarına karşı yanınızda birden çok hafıza kartı taşıyın. Hafıza kartını takıp çıkarırken dijital fotoğraf makinenizin mutlaka kapalı olduğundan emin olun. Aksi takdirde hafıza kartınızdaki bilgiler kaybolabilir, kartınız ve fotoğraf makineniz bozulabilir. Mümkünse yanınızda yedek bir fotoğraf makinesi daha bulundurmaya çalışın. En olmadık zamanlarda makinenizin hiç çalışmayabileceğini asla göz ardı etmeyin.

Bir Yorum Yazın

Sedat Kartal

Sedat Kartal

Avukat / Bisikletçi / SK Blog Sahibi - İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporu merakı yanında basılı ve dijital medya alanında dergi editörlüğü ve görsel yönetmenlik yaptı. Webmaster site tasarımcılığı ile kendi kişisel blog ve avukatlık sitelerinin tasarımlarını hazırladı ve yayınladı.

Benzer Yazılar