Bisiklet Sporu

İki tekerlekli bisikletin gelişmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bisiklete binmek en basit mekanik ulaşım biçimidir. Ritmik hareketler gerektirdiğinden sağlığa çok yararlıdır. Rahatlatıcı ve gevşetici etkisi vardır. Bisiklete binmek keyifli bir iştir. Bisiklet alırken, hem bisikletin büyüklüğüne hem de sele ile pedal, sele ile gidon, gidon ile pedal uzaklığının bisikleti kullanacak kişiye uygun olup olmadığına dikkat etmek gerekir. Bisiklete binmeyi öğrenmek zor değildir; tek başına başarılabilir. Gene de deneyimli bir kişinin izlemesi ve yardımcı olmasında yarar vardır. Başlangıçta seleyi alçaltarak, gerektiği zaman ayakların rahatça yere basabilmesi sağlanmalıdır. İyice öğreninceye kadar, kalabalık olmayan bir yolda ya da uygun bir oyun alanında çalışmak gerekir. Bisiklete binmeden önce her zaman, bisikletin kullanıma uygun durumda olup olmadığına bakılmalıdır. Bisiklet temiz tutulmalı, işleyen bölümleri yağlanmış, gerektiği gibi ayarlanmış ve tüm vidaları sıkıştırılmış olmalıdır. Lastikler iyice şişirilmeli ve hepsinden önemlisi frenler denetlenmelidir. Bisiklet kısa yolculuklarda kullanışlı ve ekonomiktir. Ayrıca bisikletle yapılan günlük geziler ve tatil turları da çok eğlencelidir. Birçok ülkede bisiklet kulüpleri turlarla ilgili bilgi sağlar ve toplu bisiklet gezileri düzenler.

Türkiye’de Bisiklet Sporu

İlk bisiklet yarışı, Osmanlı döneminde, 1896’da Atina’da düzenlenen ilk modern Olimpiyat Oyunları’ndan bir yıl sonra, 1897’de Selanik’te yapıldı. Daha sonra bisiklet satıcıları- nın girişimiyle İstanbul’da da bisiklet yarışları düzenlendi. Ama asıl gelişme, 1908’de II. Meşrutiyet’in ilanından sonra gerçekleşti. Fenerbahçe Spor Kulübü, 1912’de bir bisiklet şubesi kurarak bu sporun gelişmesine öncülük etti. 1923’te Bisiklet Federasyonu kuruldu ve bu tarihten ibisiklet16tibaren bölgeleri dolaşmayı amaçlayan bisiklet gezileri düzenlendi. Ne var ki, bir bisiklet ekibi bisiklet bulamadığı için 1924’te Paris’te düzenlenmiş olan Olimpiyat Oyunları’na katılamadı. Türkiye ilk uluslararası yarışmalara 1927′ de Bulgaristan’da katıldı. Türkiye’de ilk kez 1928’de Ege Turu adı altında yarışma düzenlendi. Daha sonra, 1938, 1939, 1941 ve 1942’de İstanbul-Edirne-İstanbul bisiklet yarışları yapıldı. 1963’te de Marmara Turu adı altında bisiklet yarışları yapılmaya başlandı ve Marmara Turu 1966’da uluslararası nitelik kazandı. 1968’de Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu adını aldı. 1970’de de ilk kez Esen Bisiklet Kulübü adıyla bir bayan bisiklet takımı kuruldu.

bisiklet17

Türk bisikletçileri 1971’de İzmir’de düzenlenen Akdeniz Oyunları’nda dereceye girdiler. Başarılı sürücülerden biri olan Erol Küçükbakırcı 1973 yılında  Balkan şampiyonu oldu; 1975’te de Libya ve Suudi Arabistan turlarını kazandı. Hasan Can 1977’de Fransa Tour L’avenir Ödülü’nü aldı. Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda 1989’da ve 1993’te Türk takımı üçüncü oldu. Aynı turun bireysel dalında 1993’te Ayhan Aytekin, 1996’da Nadir Yavuz da üçüncülük elde etti. 1996’ da Cumhurbaşkanlığı Uluslararası Bisiklet Turu’nda Türk bisikletçiler takım halinde ikinci oldular. 1998’de yapılan Balkan Yol Şampiyonası’nda Erdinç Doğan altın madalya kazandı. Türk dağ bisikleti tarihi 1997’de ilki yapılan, Uluslararası Alanya Dağ Bisikleti Kupası ile başlar. 2007 Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonası’na Türkiye 12-15 Temmuz tarihle- rinde Ürgüp’de ev sahipliği yaptı.   2007 yılında Türkiye 3 adet uluslararası yol bisikleti turuna ve 12 adet uluslararası dağ bisikleti yarışmasına da ev sahipliği yapmıştır. Bunların yanı sıra ulusal düzeyde tüm disiplinlerde yarışlar düzenlendiği gibi; Yol bisikleti, yol bisikleti zamana karşı, pist, olimpik dağ bisikleti ve dağ bisikleti maraton disiplinlerinde Türkiye Şampiyonaları da organize edilmektedir.

Bisiklet sporunun dünyadaki Uluslar arası yarışların düzenleme kategorilerini saptama ve dünya şampiyonlarının yerini ve zamanını belirleme konularında yetkili tek kurum UCI’dır.

Ülkemizdeki gelişimine baktığımızda ise, ilk bisiklet yarışları  Bisiklet sporunu sevdirmek, özendirmek, dünya bisikletinde ülkemiz adına isim yapmak, yurt içinde yapılacak organizasyonlarda kaliteyi artırmak ve toplumu bu sporla sağlıklı bir ortamda buluşmasını sağlamaktır. 2007 yılında yeniden yapılanmaya giren Türkiye Bisiklet Federasyonu AR-GE sistemlerini geliştirerek Uluslararası arenada boy göstermeye başlamıştır. Bunun başlangıcını 2007 yılında düzenlenen Avrupa Dağ Bisikleti Şampiyonasının ülkemizde düzenlenmesi sağlamıştır. Nitekim Uluslararası düzeyde önemli bir organizasyon arz eden Cumhurbaşkanlığı Uluslararası 2008 yılında kategori atlatarak 2.2’den 2.1’e yükselterek yıllarca itinayla düzenlen bu organizasyon artık Uluslar arası arenadaki yerini almayı başarmış ve 2008 yılı ile 2009 yıllarında başarılı organizasyonuyla da Cumhurbaşkanlığı Bisikleti Turunu 2010 yılında 2.0 kategorisine yükselterek kısa sürede başarılması zor bir başarıya da imza atmıştır. Bu başarılı çalışmalarına bir yenisi daha eklemeyi düşünen Federasyon 2010 yılı Avrupa Bisiklet Yol Şampiyonasını ülkemizde yapmış ve Dünya Yol Şampiyonasına adaylık sürecinde de önemli mesafe kaydetmiştir.

Sedat Kartal

Sedat Kartal

Avukat / Bisikletçi / SK Blog Sahibi - İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporu merakı yanında basılı ve dijital medya alanında dergi editörlüğü ve görsel yönetmenlik yaptı. Webmaster site tasarımcılığı ile kendi kişisel blog ve avukatlık sitelerinin tasarımlarını hazırladı ve yayınladı.

Benzer Yazılar