Giant Roam 2 Şehir Bisikleti

Giant Roam 2 HD 2015 model şehir bisikletimi kullanmaya başlayalı yaklaşık 5 ay oldu. Bu süre zarfında 1000-1500 km civarında bisikleti kullandım. Bisiklette ilk göz ağrım olan Ghost SE 1000 dağ bisikletimden sonra bu yeni bisikletime alışmak gerçekten zor oldu. Öncelikle ilk bisikletimin 26 inç, 1.95 kalın lastikli, V frenli, 21 vitesli, vites kolları ve aktarıcıları düşük kompenantlardan oluşan bir dağ bisikleti ile başladıktan sonra bu şehir bisikleti insana gerçekten önceleri çok tuhaf geliyor. Aslında pek çok bisiklet severin yaptığı gibi kalın lastikli bir dağ bisikletini uzunca bir süre asfaltta kullanırken çekilen onca zahmet ve yorgunluğa rağmen, sonradan lastiklerini incelterek ve tabi de dişlerini şehir bisikleti tipinde asfalta daha uygun bir lastikle değiştirerek biraz olsun hızlanmanızı artırmanız ve tabi bu arada yorulmanızı azaltmanız da mümkün. Ben de öyle yaptım zaten. Önceleri Ghost dağ bisikletimin 1.95 kalın lastiklerini 1.75 Rubena Shield şehir lastikleri ile değiştirdim. İlk izlenim bisikletin hızlanmasının arttığı oldu. Böylece dağ bisikletinin lastiklerinin asfaltta sürtünmesi azaldığı için bu kolaylığı sağlaması beni fazlasıyla memnun etmişti. Ancak lastiğin inceliği, özellikle düşük hızlarda bisikleti kontrol etmeyi zorlaştırdığını fark ettim. Ayrıca hızlı dönüşlerde ise bisikletin bu lastiklerle güven vermediğini anladım. -özellikle ıslak zeminlerde, tabi bunda lastiğin marka fiyat ve kalite olarak da etkisi olduğunu da unutmamak lazım.- Sonunda 21 vitesli bir dağ bisikletini bu şekilde revize etsem de bir türlü asfalt ve şehiriçi yollarda isteğim kullanım rahatlığına bir türlü kavuşamayınca yeni bir şehir bisikleti almaya karar verdim. Yanlış anlaşılmasın, asla dağ bisikletlerinin kötü olduğunu söylemiyorum. Hatta bazı alanlarda çok daha iyiler ve halen de Ghost marka dağ bisikletimi zaman zaman kullanmaya da devam ediyorum.

Öncelikle şehir bisikletlerinin fiyatları, dağ bisikleti fiyatları ile karşılaştırılınca donanım seviyelerine göre değişiklik gösterse de -fiyatlarının döviz cinsinden olmasının da etkisiyle- bariz şekilde pahalı olduğunu da belirtmek gerekiyor. Ki Giant Roam 2 bisikletin fiyatı 850$. Bu bile başlangıç fiyatı olarak bile pahalı sayılabilir. Bisikletin fiyatını da böylece belirttikten sonra gelelim bu bisikletin teknik özelliklerine; öncelikle şehir bisikletleri bilindiği gibi 28 inç jant ve 700x40c ebatında lastiklere sahip, 27 vites grubu Acera ve vites kolları Altus olarak belirlenmiş, insan bu fiyatta bir bisikletin en azından Alivio – Acera sersinden bir kompenantla gelmesini bekliyor. -Geçmiş yıllarda bu sınıf bisikletlerde neredeyse Altus hiç kullanılmaz iken son yıllarda başlangıç seviyelerinde yeniden Altus kullanılması hiçte iyi olmamış bu kadar bilinen ve kaliteli bir marka için- Frenleri Tektro HDM290 hidrolik disk ve 160mm rotorsa sahip. Krank takımı Shimano M371 ve  48/36/26 dişli oranları olan set kullanılmış. Selesi Giant Connect Upright modeli ince ve sertliği yeterli, ancak yeni bisiklete başlayanlar için sele biraz rahatsız edici olabilir.

Bisikletin ağırlığına gelince; Giant resmi sitesinde bisikletin özelliklerinde ağırlık bilgisi vermiyor! Ancak bisikletin ağırlığı 13.5-14.00 kg civarında, aslında bir şehir bisikleti için biraz ağır sayılabilir. Ancak kadrosu sağlam ve ALUXX grade alüminyum olmasına rağmen yine de biraz ağır. Bunun en büyük sebebi bisikletin hidrolik disk ve amortisörlü maşaya sahip olması. Bu arada amortisör üzerinde elle çevirerek kitleme yapabileceğiniz bir aparatı da var.  Bisikletin kadro boyu ölçüleri  ise XS, S, M, L, XL şeklinde. Benim bisikletim S boyunda -nedense bu ölçüler her bisiklette farklı ve asla istenilen beden ölçülerinize birebir uyacak bir bisiklet bulma şansınız neredeyse yok!- Bu bisikletten önce Merida Crossway 100 modelinin 48cm kadro ölçüsü bana büyük geldiği ve bu modelin 44cm ya da 46cm kadro ölçüsünün ülkemize getirilmediği için bu bisiklet yerine -1-1.5 ay gümrükten 2015 modelinin gelişini de bekleyerek- Giant’ın S kadro ölçüsü olan Roam2 de karar kıldım. Bu arada kadro ölçüsü konusunun nasıl çetrefilli bir iş olduğunu ve bisiklet üreticilerinin bu konuda Avrupa-Amerikan sistemi ayırımı dışında kadro geometrilerinin çok farklı oluşu sebebiyle ortak bir standartının da bulunmadığını da belirtelim. Giant Roam2 Disc 2015 model  bisikletin tüm özelliklerine bu linkten ulaşabilirsiniz.

Giant Roam 2 Şehir Bisikleti İncelemesi

Bisiklet, önceleri özellikle lastiklerinin büyüklüğü sebebiyle siz de sanki çok büyükmüş gibi bir his uyandırıyor. Bisikletin ilk kullanımlarınız sonrasında genel olarak ilk hızlanmalarının yeterli olduğunu fark ediyorsunuz. Ancak düşük vites kullanımları ile yokuşlarda bisikleti kullanmak biraz zor gibi sanki. -Genelde yokuşlarda veya düşük hızlarda çoğu bisikleti dengede tutmak oldukça zordur.- Özellikle ön tekerliği kontrolde lastiklerinin de ince oluşu sebebiyle jant ve lastiğin sağa-sola kayma/sapma yapması düz ve stabil kullanmayı bayağı zorlaştırdığı gibi sürüş keyfini de oldukça azaltıyor. Çok dik olmayan yokuşlarda genelde 2.ön vitesle yokuş çıkmak pekala mümkün. Çok nadir olarak 1.ön vitesi kullanmanız gerekiyor. Ancak düz yol ilk hızlanmalarında orta vites geçişlerini ard arda yapma ihtiyacı hissediyorsunuz. Vites geçişleri pedal basış kuvvetinize de bağlı olarak biraz sert ve gürültülü. Ancak gerekli bakım ve yağlanmalarını yaptığınızda gürültü kısmen de olsa azalıyor.Buna rağmen vites geçişleri sizi üzmüyor ve geçişler çabuk sağlanıyor.

Bisiklet en güzel ve zevkli sürüş keyfini orta hız ve yüksek vites değerlerinde sağlıyor. Özellikle düz yol sürüşlerinde hızınızı çok artırmasanızda vitesleri yüksek kullanmak istiyorsunuz, çünkü daha küçük vitesler sürüş hızınız ve sürüş keyfinizi bozabiliyor. Ben genelde 20-25 km süratli hızlarda 2.ön vitesi 6-7-8 arka vites aktarıcılarda kullanma ihtiyacı duyuyorum. Hızınız 18-20 km’lere düşürseniz dahi vitesi bu sayılardan daha aşağı getirdiğinizde -mesela 5 ya da 6.vites gibi- bisiklet sizde boşa düşmüş hissi uyandırıyor. Ancak buna rağmen yüksek hızlarda ise -mesela 30 km ve üzerinde- 3.ön viteste 8-9 arka vitese geçtiğinizde ise pedal ve sürüşte hızlanma arttıkça krank dişli oranları sebebiyle müthiş bir pedal çevirme zorluğu ve ağırlığı başlıyor. Yani kısacası yeterli kondisyon ve performansınız yoksa bu yüksek vites değerleri ile kullanımda kısa sürede yoruluyor ve bu süratle uzun süre dinlenmeden yolculuk yapmanız neredeyse imkansız hale geliyor.

Bisikletin frenlerinin hassasiyeti ve durma mesafeleri yeterli de olsa V fren sonrası hidrolik fren kullanmak size duruş ve yavaşlamalarda sanki daha güvensizmiş hissi yaratabiliyor. Bisikletin süspansiyonu amortisöre bağlı bir aparat yardımıyla kolayca kapatılabiliyor. Düz asfalt yollarda kapalı amortisörle yolculuk yapmak özellikle yokuş çıkışlarda size rahatlık sağlarken, lastiklerin ince ve daha az dişli oluşu sebebiyle bisikletin bozuk yol ya da çukur vb. gibi yerlerden geçişlerde sizi rahatsız edebilecek kadar sarsıntıyı hissettiriyor.

Şehir bisikletleri her ne kadar yol bisikletleri kadar hızlı olmasalarda sürat konusunda -gerçi karşılaştırma yapmak ne kadar doğru olmasa da- dağ bisikletlerinin oldukça önünde olduğu da bir gerçek. Bu da bisiklet sürücüsüne bağlı olmakla birlikte ortalama saatlik hızlarda dağ bisikletlerine göre yaklaşık 5-7 km kadar fark yarattığını söyleyebilirim. Ama asıl önemli olanın ise sizi asla dağ bisikleti kullanımı kadar -dağ lastiği ile- yormadığıdır. Böylece 1 saatte kazanacağınız 5-7 km hız ve mesafe farkından ziyade şehir bisikleti ile daha fazla mesafeyi daha kısa sürede ve dağ bisikletine oranla çok daha az yorolmuş olarak katedeceğiniz gerçeğini de şehir bisikleti kullandığınızda anlıyorsunuz. Hele ki şehir bisikletinizin ağırlığı 9-11 kg gibi düşük ağırlıkta ise bu yorgunluğu uzun süreli bir bisiklet kullanıcı iseniz neredeyse hiç hissetmeden uzun mesafeleri katederek keyifli turlar yapabilirsiniz.

Giant Roam2 disc bisikletin görselliği ve renkleri konusundaki fikrimi de belirtmeden geçemeyeceğim. Bisikletin renginde kullanılan gri tonunun -Charcoal- açık ve aşırı parlak olması -Antrasit ve koyu mat gri yerine- da görsel olarak beni pek memnun etmedi doğrusu. Bisiklet kadrosu yuvarlak hatlara sahip değil aşağıya doğru kadro geometrisi zorunluluğu gereği incelme dikkatli bakışlarda estetik değilmiş hissi yaratabiliyor. Fren ve vites kablolarının üst boru altından geçirilmemiş olması görsel açıdan bana göre daha olumlu. Bisikletin her iki tekeri de açılır kapanır klipslerle kolayca söküp takılabiliyor. Ancak aynı klips mekanizması sele borusu yüksekliği ayarında kullanılmamış. Pek çok profesyonel bisiklet serilerinde sele borusu klips açma kapama mekanizması yerine alyan anahtarlı sıkma gevşetme vidası kullanılması nedense bana pek olumlu gelmedi. Bisikletin elcikleri avuç içi basısını azaltması sebebiyle çıkıntılı olması, tamamen yuvarlak elciklere alışmış biri olarak bana çokta kullanışlı gelmedi. Bütün bunlara ek olarak bu seride ve bu fiyata yakın şehir bisikletlerinin başka muadil marka ve modelleri olarak; Merida Crossway 100 ve 300 serisi, Focus Crater Lake veya Planet 3.0 serisi ile KTM Life Road veya Life Sprint serisi, Cube Curve Pro, Sedona 345, Ghost Panamao X5 bisikletleri sayılabilir.

Bir Yorum Yazın

Sedat Kartal

Sedat Kartal

Avukat / Bisikletçi / SK Blog Sahibi - İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporu merakı yanında basılı ve dijital medya alanında dergi editörlüğü ve görsel yönetmenlik yaptı. Webmaster site tasarımcılığı ile kendi kişisel blog ve avukatlık sitelerinin tasarımlarını hazırladı ve yayınladı.

Benzer Yazılar