Bursa İznik (Nicea) Gölü Günlük Bisiklet Turu

30 Ağustos Zafer Bayramı’nın tatil olması sebebiyle arkadaşım Selim ile birlikte hem tatil günümüzü değerlendirmek hem de uzun süredir gerçekleştiremediğimiz bisiklet turlarımızdan birini daha gerçekleştirmek için İznik Gölü’nün güney kesimininin tamamını bisikletle yol alarak İznik merkezine varmayı ve aynı güzergahı dönüşte de takip ederek günlük bir tur yapmayı planladık.

İznik Gölü – Fotoğraf: Sedat Kartal

Bursa merkezinden hareket edildiğinde ve İstanbul yolu üzerinden Gemlik ilçesini geçip otobanı takip ederek yaklaşık 5 km’ sonra karsak kavşağından sağa doğru döndükten sonra İznik Gölü’nün Güney Kesiminin batıda olan noktasından kıyıya paralel olarak devam eden bir güzergahı rotamız olarak belirledik. Günlük tur için oldukça uzun bir mesafe olan İznik merkez gidiş dönüş mesefesi yaklaşık 170 km’yi bulacağından dolayı programımızın bir kısmını aracımızla yapmayı ve kalan kısmını ise bisikletlerimizle turlayarak tamamlamayı öngördük.

Sabah saatlerinde önce aracımıza bisiklet taşıyıcı aparatımızı kurduktan sonra bisikletleri aracımıza yerleştirmemiz gerekiyordu. Nedense aracın arkasına takılan bu portatif bisiklet taşıyıcılarına hep bir güvensizlikle bakmışımdır. VW Polo aracımın küçük olması dezavantajı yanında bu aparatın aracın kaportasına zarar vereceği endişesi, 2 bisikleti taşımanın ağırlığına (ki yaklaşık 2 bisikletin ağırlığı 30 kg. civarı olmaktadır) dayanamayarak tutma kısımlarının gevşeyeceği vb. endişeleri taşıyarak araba kullanmanın pek keyifli olmadığını da itiraf etmem gerekiyor.

Bu arada bisikletlerin biri 28″ lastik ve jantlarının büyüklüğünden dolayı aracın sağından ve/veya solundan aşırı dışarı taşacak şekilde yerleştirilmek zorunda kalışı da araba sürüş tedirginliğimi de iyice artırmıştı. En can sıkıcı konu ise bisiklet pedallarının katlanamayışı sebebiyle 2 bisikleti araca değmeden sıkı sıkı bağlamanın zorluğu ve araç hareket halindeyken çokta güven vermeyen bağlantı kayışları sebebiyle endişeli bir yolculuk mu olacağı korkusuydu. Bütün bu hazırlıkları tamamladıktan sonra sabah kahvaltısı yapmadan yola çıkmak istemediğimiz için Özlüce’de bulunan 7/24 saat açık ve sadece çorba satan çorbacıdan oldukça büyük kaselerde gelen tavuk suyu çorbalarımızı da içtikten sonra Bursa’dan İstanbul karayolu üzerinden İznik’e doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 30-40 dakikalık bir yolculuk sonrasında Gemlik geçildikten sonra İznik Gölü (Güney Kısmı) yazan tabelayı takip ederek otoyoldan sağa dönüşle birlikte İznik Gölünün Güney kısmının en batı kesiminden İznik rotamıza doğru giriş yapıyoruz. İznik merkeze kadar tamamen İznik gölünün güney kısmından ve çoğunlukla göle sıfır mesafede bazen de çokta yüksek olmayan rakımlarda bazen yükselerek de olsa oldukça keyifli bir gidiş dönüş yolu olan stabilize asfalt yolda, hem araba hem de bisiklet kullanmaya çok müsait bir güzergah olduğunu söylememiz gerekiyor. Ancak yolun çok geniş olmaması ve iki yönlü olarak araç gidiş-dönüş yolu olması sebebiyle bazen araçların hızlı ve sürücülerin dikkatsiz olmaları sebebiyle bisikletle ilerlerken zaman zaman araçlara dikkat etmek gerektiğini de belirtmemiz gerekiyor. (Rota-1)

Rota-1/Bursa-Narlıca Araba Rotası (60 Km)

Bizler gölün gözükmesi ile beraber göle paralel olarak güney kısmının tamamının bisikletle en doğu ucunda bulunan İznik Merkez’e gidip dönmenin bir gün içinde hem zaman hem de mesafe bakımından bizi oldukça yoracağından dolayı bisikletle gezi mesafemizi kısaltmak adına, gölün güney kesiminin yaklaşık ortasından itibaren bisikletlerimizle devam edip İznik merkeze varmayı ve şehir içi gezimizi tamamlayıp tekrar aynı yönden aracımızı bıraktığımız yere varmayı planlıyoruz. Bu da yaklaşık olarak 25 km merkeze gidiş ve aynı güzergahın da yaklaşık 25 km dönüşü olarak toplamda 50 km’lik bisiklet turumuzla tamamlamaya karar veriyoruz. Gölün güney ucundan arabayla başlayan kısmından sırasıyla Gölyaka, Sölöz köylerini geçtikten sonra vardığımız Narlıca köyü merkezinde aracımızı park ederek artık bisikletlerimize binerek turumuza başlıyoruz. Gölün güney kesimini boylu boyunca paralel olarak devam eden güzergahında önce Müşküle daha sonra ise Göllüce köylerini geçiyoruz. Bu saydığımız köyler bu ilçenin en büyük köyleri ilçede daha onlarca daha küçük köylerde bulunuyor, bu köyleri de ziyaret etmek isterseniz yolun sağında genellikle bu köylere girişlerdeki yol tabelalarını takip ederek bu köyleri de ziyaret edebilirsiniz. Bisikletlerimizle başlayan bu keyifli yolculuğumuzda havanın az bulutlu ve açık, rüzgarın hafif olması ve neredeyse hiç nem hissetmediğimiz için yolculuğumuz çok keyifli devam ediyor. Araç trafiği de umduğumuzdan daha az üstelik. Gölün o saatlerdeki maviliği, zeytin ağaçlarından örülü yolları, zaman zaman esen serin rüzgarlarını takip ederken gölün kenarlarında bekleşen göl kuşlarının göle muhteşem dalışlarını izleyerek yolculuk yapmak gerçekten çok keyifli oluyor. Bu arada hemen hemen her göl kıyısında göle girip yüzebileceğinizi de belirtmemiz gerekiyor. Göl suyu gerçekten çok temiz, hemen hemen hiç yosun bulunmuyor, bu arada bunun sebebinin  suyunun sodalı oluşu olduğunu öğreniyoruz. Zaman zaman sazlıkların yükseldiği gölün kıyısındaki kum plajlarında bazen de zeytin ağaçlarının altında piknik yapmaya gelen ailelerin mangal keyiflerine rastlıyorsunuz. Göl suyunun sıcaklığı da hissedilir derecede ılık. Gölün zaman zaman dalgalandığında kıyılara vuran dalgaların oluşturduğu beyaz köpüklerin görselliği de göl manzarasına muhteşem bir hava katmaya yetiyor. (Rota-2)

Rota-2 / Narlıca-İznik Bisiklet Rotası

Rota-2/Narlıca-İznik Bisiklet Rotası (25 Km)

Yolumuz üzerinde zaman zaman dikleşen tepelerine vardığınızda göl manzarası ayaklarınızın altında doyumsuz bir seyir imkanı veriyor. Ayrıca Narlıca çıkışında sağ tarafınızda yükselen devası büyüklükteki kayaların yanından geçerken bayağı etkileniyorsunuz. Bütün güzergah boyunca 5-10 km civarında hemen hemen tüm göl kıyısında yerleşim yerleri bulunduğundan dolayı pek çok ihtiyacınızı gidermeniz mümkün, bu sebeple fazla bir sıkıntı çekmiyorsunuz. İznik ilçe girişine 5-6 km kala mesafede gidiş-dönüş 2 şeritli geniş ve yenilenmiş asfalt yollardan şehre girişte araçlar için bayağı konforlu yol çalışmalarının hemen hemen bu bölgede tamamlandığını söyleyebiliriz. Biz bu asfalt şehir girişi yollarından hemen gölün kıyısını takip eden güzergaha saparak şehrin merkezine göl kıyısından girmeyi tercih ettik. Gittiğiniz şehrin girişinde hemen kıyıdan başlayan villa tipi ile yapılmış oldukça geniş bir alana yayılan Darka Tatil Köyü’nün bitiminin hemen yanındaki köprüden sola dönerseniz ilçeye alabildiğince güzel plaj ve kumsallarındaki dinlenme masalarının yer aldığı ve yolun karşısında çoğunlukla ağaçların bulunduğu 2 katlı bahçeli villarla birlikte sıralı olarak yerleşen göl manzaralı İznik otellerinin önlerinden kıyı yolunu takip edip geçerek şehre giriş yapabilirsiniz. Bu arada en çok hoşlandığımız kısmın ise dinlenmek için oturduğumuz çay bahçesinde gölün muhteşem manzarasına karşı çaylarımızı yudumladığımız ve rahat koltuklara gömülerek keyifle dinlenip sohbet ettiğimiz o saatler olduğunu da belirtmek isterim.İlçenin bu kısımda yer alan birkaç balık lokantası mevcut. Göle karşı akşam saatlerinde şahane güneş batışı saatlerinde buralarda gölden temin edilen lezzetli balıklardan yiyebilirsiniz. (Özellikle göl balığı çorbası, yayın balığı, sarı sazan, gümüş vb. balıkların tadına bakabilirsiniz.) Bu arada balık fiyatlarının biraz pahalı olduğunu da hatırlatmak gerekmekte. Ancak tercihiniz köfte ise o zaman o ünlü köfteci’nin ilk kurulduğu yer olan İznik’te köfte ve diğer et ürünlerini de tercih edebilirsiniz. Biz arkadaşımla köfte ve eti tercih ettiğimiz için bu mekanda yemek yedikten sonra bisikletlerimizle şehir içi turumuza devam ettik ve bol bol fotoğraf çektik.

Bisiklet ile şehir içinde gezmekte hiçbir sakınca bulunmuyor. İlçe merkezinde bazı yollar kazı ve yenileme sebebiyle kapalı olsa da sadece yaya ve dolayısıyla sadece bisikletlere ayrılmış yollar mevcut. Tarihi yerlerin hemen hemen hepsi belli noktalarda toplandığı için şehir içi turunuzu çok kısa zamanda gerçekleştirmeniz mümkün. Biz İznik Kalesi, Antik Roma Tiyatrosu ve Nikaia Antik Kenti’nde bakım yapıldığından dolayı kapalı olması sebebiyle gezemesekte dışarıdan görülebildiği kadar ki kısımlarını gördük. Bu arada Yeşil Camii, İznik Ayasofya Müzesi ile İznik çinilerinin yapıldığı tarihi atölyeyi ve İznik Çini Çarşısını da gezme fırsatını yakaladık. İznik küçük bir ilçe; şirinliği temiz ve güzel havası ve doğasıyla kendine has bir yer. Özellikle tarihi kökleri eski antik çağlardan Roma ve Bizans dönemlerinin tarihi kalıntılarıyla geçmişten günümüze tarihi bakımından çok önemli ve korunması gereken bir tarihi miras ilçemiz. İznik aynı zamanda bir kapılar şehri. Roma dönemine ait İstanbul Kapısı, Lefke Kapısı ve Yenişehir Kapısı görülmesi gereken yerlerin başlarında geliyor.

Şehir turumuzu tamamladıktan sonra aynı güzergahımızı takip ederek yaklaşık toplamda 50 km civarı mesafesi ve yine toplamda 3-3.5 saat süren sürüş süresi bu bisiklet turumuzu tamamladığımızda Selim ile bir daha ki sefere de İznik Gölü’nün kuzey kısmından batıda Orhangazi ilçesi yönünden takip ederek Boyalıca köyü ve civarını geçerek yeni bir bisiklet turu yapmak üzere anlaşıyoruz. Bu arada benim şanssızlığımdan olsa gerek iki kere arka lastiğim patladı. Özellikle bisikletleri ile bu uzun güzergahta yola çıkacak arkadaşların yanlarında kesinlikle iç lastik yama setlerini veya en az iki adet yedek iç lastik bulundurmalarını da önemle hatırlatalım.

Aslında İznik Gölünün güney ve kuzeyini de içine alacak şekilde tamamını kapsayan İznik Gölü Bisiklet Turu Rotası 2 günlük bir hafta sonu planı olarak yapıldığında çok daha sağlıklı bir bisiklet rotası olarak karşımıza çıkmakta. Bisiklet turu günde yaklaşık 50-60 km sürüşler ve sonrasında verilecek çadır-kamp ve/veya otel konaklamalarıyla 2 güne bölünerek yapıldığında çok daha uygun, eğlenceli ve keyifli olacağından hiç şüpheniz olmasın. Herkese bol pedallamalı yepyeni keşfedilecek yeni rotalarda keyifli sürüşler dilerim!

Bir Yorum Yazın

Sedat Kartal

Sedat Kartal

Avukat / Bisikletçi / SK Blog Sahibi - İstanbul’da doğdu. Bisiklet sporu merakı yanında basılı ve dijital medya alanında dergi editörlüğü ve görsel yönetmenlik yaptı. Webmaster site tasarımcılığı ile kendi kişisel blog ve avukatlık sitelerinin tasarımlarını hazırladı ve yayınladı.

Benzer Yazılar